#02 – Her zaman statükoyu sorgulayın

Statüko süregelen düzenin korunması anlamına geliyor. Eğer işinizde gelişme, ilerleme, yenilik arıyorsanız bunu konfor alanınızda bulamayacaksınız. Einstein’ın yeni yollar arama ve derin düşünme ile ilgili birçok sözü var. “Hiçbir sorun onu yaratan bilinç seviyesiyle çözülemez” bunlardan biri. Tasarım odaklı düşünmede de üzerinde çalıştığınız konuyu bütün yönleriyle ele almanız gerekir. Varsayımlarınızı, kabullerinizi sorgulamakla işe başlayabilirsiniz*. Her iş yerinde statükonun dayandırıldığı kabuller vardır, müşteri şunu istemez, bunu ister. Bayiler bunu bilmez, şunu bilir. Bu yargıları sorgulamak genelde hoş karşılanmaz, kendimden biliyorum. Tekere çomak sokmak, çok bilmişlik, icat çıkarmak, eski köye yeni adet kültürümüze yerleşmiş statüko savunucularından bazıları. Bu kabul ediyorum cesaret istiyor. Öte yandan cesaret ve yaratıcılık ruh ikizleridir. Yaratıcılık daha önce kurulmamış bir bağlantıyı kurmak, farklı olmayı göze almaktır. İşinizdeki mevcut uygulamalara bakarken alternatifler hakkında düşünün ve “neden olmasın” ya da “ya şöyle olsaydı” sorularını sorun. Aldığınız yanıtları iyi değerlendirin, itirazlar nesnel, ölçülebilir sebeplere dayanıyor mu, yoksa kestirip atma mı? Bu konuda çocukları örnek almalı sanırım. Çocuklar nasıl da arka arkaya tatmin oluncaya kadar aynı soruyu evirip çevirip sorarlar. Anne-babalar bunu çoğu zaman yanlış sınıflandırırlar, canı sıkılıyor ya da benim ilgimi çekmeye çalışıyor. Halbuki çocuk böyle öğrenir ve bunu normal karşılar. Büyüdükçe soru sormaya çekinir oluyoruz, sınıfta arkadaşlar arasında küçük düşmek korkusu, iş yerinde patronun veya iş arkadaşımızın ters bakışı bizi soğutmaya yetiyor. Son dönemde herkesin dilinden düşürmediği yeni yükselen şirketler, ihtiyaçların karşılanmasında iş modellerinin sorgulanmasıyla bu konumlarına ulaştılar. (Şirket açısından) Oda/araç kiralamak için binaya/araca sahip olmamız gerekir mi? (Müşteri açısından) Sevdiğim bir şarkıyı dinlemek için bütün bir albümü satın almak zorunda mıyım? Dolayısıyla statükocu büyük şirketler teknolojiye ayak uyduramadıklarından değil, bu soruları sormadıklarından kaybettiler. Yoksa teknoloji (büyük oranda) ortada ve herkesin kullanımına açık. *http://brandtalks.org/2019/04/neyi-ne-kadar-bildigimizi-biliyor-muyuz/