#13 – Adil davranın

Bir sınıfta bütün öğrenciler aynı seviyede değildir. Öğretmen sınav yapar, herkes 10 üstünden 7 almaz. Öğretmen bütün öğrencileri ile ilgilenip düşük performans verenleri yukarı çekmeye, sınıfı geçmelerini sağlamaya çalışır ancak sonucu sınav belirler. Bir ekipte de (bir kademedeki) her eleman aynı seviyede değildir hem yetkinlik hem de gösterdikleri çaba açısından. Tabii okuldan farklı olarak bireysel değerlendirmenin ötesinde ekibin ortak bir amacı, hedefi vardır. Yönetici de her elemanın üzerine düşen görevi yapmasını sağlamaya çalışır. Önündeki engelleri kaldırırken, en iyi performanslarını göstermeleri için motive etmeye çalışır. Performans değerlendirmelerinde (ki bu başlı başına ayrı bir yazı konusu) ise sık yapılan bir hata kişiler arasında “ayrımcılık” yapmama, herkese eşit davranmaya çalışma. Bu sadece iyi performans göstereni ve bunu için çabalayanı cezalandırmıyor, daha kötüsü kaytaranı ödüllendiriyor. Bunu zoraki olarak yapmaya çalışan sistemler var, performans dilimlerine kotalar veriliyor, diyelim 10 kişilik bir birimde en üstte bir kişi en altta bir veya iki kişi olmasını zorunlu kılmak gibi. Bu “dürtme” yönetici için rahatsız edici olsa da işe yarayabiliyor. Bütün mesele ölçülebilir ve şirket sonuçlarına etki edecek hedefler koyup, belli periyotlarla ara değerlendirmeler yapmak, geri bildirim vermek ve düzeltici aksiyonlar üzerinde anlaşmak. Bunu disiplinli bir şekilde uygulayamazsanız, kaçınılmaz şekilde son dönem performansı bütün yıla baskın çıkar, spesifik aksiyonların gerçekleşme oranından ziyade öznel değerlendirmeler sonucu belirler. Herkese eşitmiş gibi muamele yapmayın. Herkes iş sonuçlarına aynı gayretle aynı oranda katkı yapmıyor. Güçlü ve zayıf performansları belirleyin ve herkese hak ettiği değerlendirmeyi verin.